1/5/2008 - ÜÇ MADDELİ HADİS-İ ŞERİFLER

Üç sınıf ümmet Ümmetim üç sınıftır: 1- Sorgusuz sualsiz Cennete girenler, 2- Hafif hesaba çekilerek girenler, 3- Günahlardan temizlenerek girenler. (Taberani)
Dost ve düşman Allahü teâlâ buyurur ki: Şu üç şeye devam eden, gerçek dostumdur; bunları terk eden de, gerçek düşmanımdır: 1- Namaz, 2- Oruç, 3- Cünüplükten gusül. (Beyheki, Taberani)
Üç türlü komşu Üç türlü komşu vardır: 1- Bir hakkı olan komşu. Akraba olmayan gayrimüslim komşudur. 2- İki hakkı olan komşu. Müslüman komşu ki, hem Müslümanlık, hem de komşuluk hakkı vardır. 3- Üç hakkı olan komşu. Akraba olan Müslüman komşudur. Bunun hem Müslümanlık, hem akrabalık, hem de komşuluk hakkı vardır. (Ebu Nuaym)
Günah yazılmaz Şu üç kişiye günah yazılmaz: 1- Uyanana kadar uyuyana, 2- İyi olana kadar deliye, 3- Büluğa erene kadar çocuğa. (Buhari)
Âlimler Âlimler üç türlüdür; 1- İlmi, hem kendisine, hem de insanlara faydalı olan, 2- İlmi kendisine faydası olan, insanlara, faydası olmayan, 3- İlmi herkese faydası olan, fakat kendine faydası olmayıp helak olan. (Deylemi)
Sorguya çekilmeyenler Şu yemeklerden sorguya çekilmeyen üç kimse: 1- İftar yemeğinden, 2- Sahur yemeğinden, 3- Misafirle yediğinden. (Deylemi)
Doğru olanlar İslam’dan nasibi olmak, şu üç şey ile olur: 1- Namaz, 2- Oruç, 3- Zekât. (İ. Ahmed)
Üç kimse kınanmaz Şu üç kimsenin uygun görülmeyen işleri, durumları göz önüne alınarak hoş görülmelidir: 1- İyileşene kadar hasta, 2- İftar edene kadar oruçlu, 3- Âdil hükümdar. (Deylemi)
Üç zümre Kendilerinde yemin teklif edilmeyen üç kimse: 1- Evladın babasına yemini, 2- Kadının kocasına yemini, 3- Kölenin efendisine yemini. (İ. Asakir)
Lanetlenenler Lanetlenen üç zümre şunlardır: 1- Ana babaya lanet eden, 2- Allah’tan başkası için kurban kesen, 3- Arazinin sınırını geçen, (İ. Asakir)
Ziyaret edilmeyen hasta Ziyaret edilmesi gerekmeyen üç hasta: 1- Gözü ağrıyan, 2- Dişi ağrıyan, 3- Çıban ağrısı olan. (Taberani)
Dünya ve ahiret Dünyayı ahirete tercih eden, şu üç şeye maruz kalır: 1- Sıkıntısı hiç eksilmez, 2- Yokluktan kurtulmaz, 3- Öyle bir hırsa kapılır ki, hiç bir zaman boş vakit bulamaz. (Taberani)
Emredilenler Size şu üç şeyi emrediyorum: 1- Allahü teâlâya kulluk edip, Ona hiçbir şeyi ortak koşmamayı, 2- Toplu olarak Allah’ın ipine [dinine] tutunup birbirinizden ayrılmamayı, 3- Allah’ın size veli kıldığı kimselere, itaat edip onları dinlemeyi. (İbni Mace)
Yasak edilenler Sizi, şu üç şeyden men ediyorum: 1- Dedikodudan, 2- Çok sual sormaktan, 3- Malı zayi etmekten. (İbni Mace)
Hoşlanılmayan üç şey Allahü teâlâ üç şeyden hoşlanmaz: 1- Çok konuşmak, 2- Çok sual sormak, 3- Malı telef etmek. (Müslim)
Orucu bozmayan üç şey Şu üç şey, orucu bozmaz: 1- Hacamat, 2- İstemeden kusmak, 3- İhtilam. (Tirmizi)
Şakası da sahihtir Üç şeyin şakası da, ciddisi de sahihtir: 1- Nikâh, 2- Talak, 3- Talaktan dönmek. (Hâkim)
Helak edenler Helak edici üç şey: 1- Aşırı cimrilik, 2- Nefse uymak, 3- Kendini beğenmek. (Hatib)
Kurtarıcı işler Kurtarıcı üç şey: 1- Gizli ve açık Allah’tan korkmak, 2- Fakirlik ve zenginlikte itidal üzere bulunmak, 3- Gazapta ve rızada, adalet üzere olmak. (Hatib)
Derecesini yükselten şeyler Derece yükselten üç şey: 1- Yemek yedirmek, 2- Selamlaşmayı yaymak, 3- Herkes uyurken, gece namazı kılmak. (Hatib)
Günahlara kefaret Günahlara kefaret olan üç şey: 1- Mescide gitmek, 2- Namazı kılıp, diğer namazı beklemek, 3- Çok soğukta, uygun abdest almak. (Hatib)
İmanı fayda vermez Şu üç şey ortaya çıktıktan sonra, iman etmek fayda vermez: 1- Güneş, batıdan doğunca, 2- Deccal çıkınca, 3- Dabbet-ül-arz çıkınca. (Müslim, Tirmizi)
Üç ikram Şu üç ikram geri çevrilmez: 1- Yer vermek, 2- Güzel koku, 3- Süt. (Tirmizi)
Farz olan ibadetler Şu üç şey bana farzdır: 1- Vitir namazı, 2- Kurban kesmek, 3- Kuşluk namazı. (İ. Ahmed) [Hanefi’de ilk ikisi vacib, üçüncüsü sünnettir. Diğer üç mezhepte üçü de, sünnettir.]
Fitneye düşürenler Şu üç şey fitneye düşürür: 1- Güzel saç, 2- Güzel ses, 3- Güzel yüz. (Deylemi)
Oruçlu iken Oruçlu iken, şu üç şeyden sakınmalı: 1- Hamama girmemeli, 2- Hacamat olmamalı, 3- Kadınlara bakmamalı. (Deylemi)
Üç felaketten korudu Allahü teâlâ, sizi şu üç felaketten korudu: 1- Peygamberiniz, size beddua edip, topyekûn helak olmaktan, 2- Ehl-i bâtılın, ehl-i hakka galip gelmesinden, 3- Sapıklık üzere ittifak etmekten. (Ebu Davud)
İmandan olan şeyler Üç şey imandandır: 1- Hayâ, 2- Haramdan sakınmak, 3- Haklı olsa da ısrar etmemek. (Câmi-üs-sagir)
Münafıklık alameti Üç şey münafıklık alametedir: 1- Müstehcen konuşmak, 2- Hayâsızlık, 3- Cimrilik. (Câmi-üs-sagir)
Geciktirilmeyenler Üç şey geciktirilmez: 1- Vakti girince namazı kılmak, 2- Hazır olunca cenazeyi defnetmek, 3- Dengini bulunca, kız veya dulu evlendirmek. (Tirmizi)
Ortak olan ve olmayan Hak teâlâ buyurdu ki: Ey insanoğlu, şu üç şeyin, biri senin, biri benim, biri de aramızda ortaktır: 1- Kulluk edip, bana hiçbir şeyi ortak koşmamak sana mahsustur. 2- İşlediğin amelin karşılığını vermek bana mahsustur. 3- Aramızda ortak olan, senin dua etmen, benim de, kabul etmemdir. (Taberani)
Yola çıkılan üç mescit Yalnız üç mescit için yola çıkılır: 1- Mescid-i Nebi, 2- Mescid-i Haram, 3-Mescid-i Aksa. (Buhari)
Bu ümmetin üstünlüğü Allahü teâlâ başka ümmetlere vermediği üç şeyle bizi üstün kıldı: 1- Saflarımızı meleklerin safları gibi kıldı. 2- Yeryüzünün her tarafı bize mescit kılındı. 3- Su bulunmayınca, toprağı [teyemmüm için] bize temizleyici kıldı. (Nesai)
Uygunsuz hareketler Şu üç şey, uygun değildir: 1- İmamın, sadece kendisine dua etmesi, 2- İzinsiz başkasının evinin içine bakmak, 3- Abdesti sıkışık iken namaz kılmak. (Tirmizi)
Zararı sahibine döner Üç şeyin zararı sahibine döner: 1- Zalimin zulmü, 2- Düzenbazın hilesi, 3- Sözünde durmayanın vefasızlığı. (Hatib)
Büyük bela Şu üç kimse, başa beladır: 1- İyilikten anlamayan, kötülüğü affetmeyen âmir, 2- Hayrı görmeyip, kusuru yayan zâlim, 3- Yanındayken, eziyet eden, yokluğunda hıyanet eden kadın. (Taberani)
Üç büyük günah Şu üç şeyi yapan, büyük günah işlemiş olur: 1- Haksız yere açılmış bir bayrak etrafında toplanan, 2- Ana babaya isyan eden, 3- Zalime yardım eden. (Taberani)
Üç şeyden korkarım Şu üç şeyden korkarım: 1- Hakkı tanıdıktan sonra dalalete düşmek, 2- Dalalete sürükleyen fitneler, 3- Boğazına ve cinsi şehvete düşkün olmak. (Deylemi)
Kalbe sıkıntı verir Üç şey kalbe sıkıntı verir: 1- Yemeği sevmek, 2- Uykuyu sevmek, 3- Rahatı sevmek. (Deylemi)
Acıklı azap Şu üç kişiye acıklı azap vardır: 1- Eteklerini yerde sürüyerek yürüyen kibirli, 2- Verdiğini başa kakan, 3- Malını yalan yere yeminle satan. (Müslim)
Elim azap Şu üç kişiye kıyamette elim bir azap vardır: 1- Yetimi okuturken ezen hoca, 2- İhtiyacı yok iken dilencilik yapan, 3- Sultana dalkavukluk yapan. (Rafii)
Helak olan üç kişi Şu üç kişi helak oldu: 1- Çok kibirli, 2- Allah’tan şüphe eden, 3- Onun rahmetinden ümit kesen. (Buhari)
Cennet haramdır Cennet haram olan üç kişi: 1- İçki müptelası, 2- Ana babaya âsi, 3- Deyyus. (İ. Ahmed)
Cennete girer Şu üç şeyden uzak olan, sorgusuz Cennete girer: 1- Kibir, 2- Kul borcu, 3- Hıyanet. (Nesai)
İmanın tadını bulur Şu üç kimse, imanın tadını alır: 1- Allah ve Resulünü her şeyden çok seven, 2- Sevdiğini, yalnız Allah için seven, 3- İmana kavuştuktan sonra, küfre düşmeyi, ateşe düşmekten tehlikeli bilen. (Buhari)
Ayıp olarak yeter Şu üç huy, kişiye ayıp olarak yeter: 1- Kendi kusurunu görmeyip, başkalarındaki aynı kusuru görmesi, 2- Kendi utanç verici halini görmeyip, başkalarının aynı durumundan utanç duyması, 3- Oturup kalktığı kimselere sıkıntı vermesi. (Taberani)
Helak olan üç kişi Şu üç kişide ihlâs yoksa helak olur: 1- Cömert, 2- Cesur, 3- Âlim. (Hâkim)
İnsanların kötüsü İnsanların en kötüsü şu üç kimsedir: 1- Ana babaya karşı kibirli olup, onlara hakaret eden, 2- Fitne, fesat çıkaran, 3- Karı kocanın arasını açıp sonra, o kimsenin karısına sahip olan. (Ebu Nuaym)
Rahmetle nazar etmez Allahü teâlâ, Kıyamette şu üç kişiye rahmetle nazar etmez: 1-Alış verişinde yalan söyleyerek fahiş fiyatla mal satana, 2- Gelişigüzel her şeye yemin edene, 3- Kendisinde su olduğu halde, başkasına vermeyene. (Ey Oğul İlmihali)
Şiddetli azap Şu üç kişiye şiddetli azap edilir: 1- Zina eden ihtiyar, 2- Yalancı idareci, 3- Kibirli fakir. (Müslim)
Eşcinseller Ahir zamanda eşcinseller üç sınıf olur: 1- Konuşarak, yüzüne bakarak yetinenler, 2- Tokalaşıp, kucaklaşarak yetinenler, 3- Bu işi bizzat yapanlar. (Deylemi)
Allah’ın düşmanları Allahü teâlâ buyuruyor ki: Kıyamet günü şu üç kişinin hasmıyım: 1- Benim adımı anarak söz verip, sözünden dönen, 2- Hür insanı köle diye satan, 3- İşçinin ücretini vermeyen. (Buhari)
Gıybeti haram olmayanlar Şu üç kişinin gıybeti haram değildir: 1- Fasık, 2- Zâlim idareci, 3- Bid’at ehli. (İ. Ebiddünya)
Bakmak ibadettir Şu üç şeye bakmak ibadettir: 1- Ana babanın yüzüne, 2- Mushaf'a, 3- Denize. (Ebu Nuaym)
Dua eden Dua eden, şu üç şeyden birine kavuşur: 1- Günahı affedilir, 2- İyilikleri artar, 3- Kabul edilmiş ibadet sevabı alır. (Deylemi)
Reddedilmeyen dua Üç dua ret olmaz: 1- Ana babanın evladına duası, 2- Oruçlunun duası, 3- Yolcunun duası. (Beyheki)
Nimetlere kavuşur Şu üç şeyi yapan, dünya ve ahirette bol nimetlere kavuşur: 1- Belaya karşı sabreden, 2- Kadere razı olan, 3- Refah ve bollukta dua eden. (Deylemi)
Üç hürmeti gözeten Şu üç hürmeti gözetenin, dini ve dünyası muhafaza edilir: 1- İslamiyet'e hürmet, 2- Resulullaha hürmet, 3- Resulullahın nesline [seyyidlere ve şeriflere] hürmet. (Taberani)
İyilik hazinesi Şu üç şeyi gizlemek, iyilik hazinesidir: 1- Hastalığı, 2- Musibeti, 3- Sadakayı. (Taberani)
Sevilmek için Şu üç şey, seni arkadaşına sevdirir: 1- Karşılaştığında selam vermek, 2- Bir toplulukta otururken, gelince ona yer vermek, 3- Onu sevdiği ismiyle çağırmak. (Taberani)
İmandandır Şu üç şey imandandır: 1- Az olandan da vermek, 2- Tanıdığı, tanımadığı, her Müslümana selam vermek, 3- Kendi aleyhine de olsa, âdil davranmak. (Bezzar)
İmanın tadını duyar Şu üç şeyi yapan, imanın tadını alır: 1- İhlâsla (La ilahe illallah) diyen, 2- Severek zekâtını veren, 3- Nefsini tezkiye eden, yani, nerede olursa olsun, Allah’ın kendisi ile beraber olduğunu bilen. (Hâkim)
Güzel huylar Üç şey Allah katında güzel huylardandır: 1- Zulmedeni affetmek, 2- Vermeyene vermek, 3- İrtibatını kesenle, iyi ilişkiler kurmak. (Taberani)
Allah’ın himayesinde Şu üç haslete sahip olan, Allahü teâlânın himayesinde olur: 1- Bir şey verene teşekkür eden, 2- Güçlü iken affeden, 3- Öfkesine hâkim olan. (Beyheki)
Cennete girer Şu üç haslet sahibi Cennete girer: 1- Zayıflara, güçsüzlere merhamet eden, 2- Ana babaya şefkat gösteren, 3- Emri altındakilere iyilik eden. (Tirmizi)
Üç nimet Şu üç nimet sahibi, Davud aleyhisselamın ailesine verilen nimetlere kavuşmuş sayılır: 1- Kızdığına da, sevdiğine de, adaletli davranan, 2- Fakirken de, zenginken de, iktisatlı davranan, 3- Gizlide de, açıkta da, Allah’tan korkan. (Hâkim)
Dünya nimetleri Şu üç şey dünya nimetidir: 1- Uygun bir binek [vasıta], 2- Saliha eş, 3- Rahat ev. (İ. Ebi Şeybe)
Sabır Sabır üç çeşittir: 1- Musibette. 2- İbadetlerde. 3- Haramlardan sakınmakta. (Ebu-ş-şeyh)
Ebdalden sayılır Şu üç haslet sahibi ebdal denilen evliyadan sayılır: 1- Kazaya rıza gösteren, 2- Haram işlememekte sabreden, 3- Allah rızası için öfkelenen. (Deylemi)
Allah’a tazim Şu üç şeye ikram eden, Allahü teâlâya tazim etmiş olur: 1- Müslüman olarak ihtiyarlayana, 2- Kur’an-ı kerimi ezberleyene, 3- İlim sahibine ikram edene. (Ramuz)
Devam eden üç amel İnsan ölünce, şu üç şey hariç ameli kesilir: 1- Sadaka-i cariye, 2- Faydalı ilim, 3- Salih evlat. (Buhari)
Cennet ehli Şu üç şeyi Cennet ehli yapar: 1- İlim öğrenir, 2- Ölülere acır, 3- Fakirleri sever. (Deylemi)
Cimri sayılmaz Şu üç şeyi yapan cimri sayılmaz: 1- Zekâtını veren, 2- Misafire ikram eden, 3- Darda kalana yardım eden. (Taberani)
Himayeye girenler Şu üç kişi kıyamette Allah’ın himayesine girer: 1- Allah yolunda kınanmaktan korkmayan, 2- Helal olmayana el uzatmayan, 3- Harama bakmayan. (İsfehani)
Kâmil iman Şu üç haslet sahibinin imanı kâmildir: 1- Allah yolunda kınanmaktan korkmayan, 2- İbadetine riya karıştırmayan, 3- İki işten, ahiret için olanı, dünya için olana tercih eden. (Deylemi)
Cennete girer Şu üç sözü, ihlâsla söyleyen Cennete girer: 1- Rabbimin Allahü teâlâ olduğuna razıyım. 2- Dinimin Müslümanlık olduğuna razıyım. 3- Peygamberimin Muhammed aleyhisselam olduğuna razıyım. (İ. Ahmed)
Ateş görmeyen gözler Şu üç göz, Kıyamette Cehennem ateşini görmez: 1- Allah korkusundan ağlayan göz, 2- Allah yolunda nöbette gözcülük eden göz, 3- Haramlara bakmaktan sakınan göz. (Taberani)
Sevabı en çok olan amel Sevabı en çok olan üç amel şunlardır: 1- Her durumda Allah’ı zikretmek, 2- Herkese karşı insaflı davranmak, 3- Din kardeşinin maddi sıkıntısını gidermek. (İ. Mübarek)
Üç hak Müslümanın Müslüman üzerindeki üç hakkı şudur: 1- Hasta ise, ziyaret etmek, 2- Cenazesine katılmak, 3- Aksırıp Elhamdülillah derse, Yerhamükellah demek. (Buhari)
En değerli üç şey Öyle bir zaman gelecek ki, şu üç şeyden değerli bir şey olmayacak: 1- Helal para, 2- İhlâslı bir din kardeşi, 3- Sünnete uymak. (Taberani)
İlim İlim üç türlüdür: 1- Açıklayıcı kitap, 2- Dine uygun âdet, 3- Bilmiyorum demek. (Deylemi)
Göze cila verenler Şu üç şeye bakmak göze cila verir: 1-Yeşilliğe, 2- Akarsuya, 3- Güzel yüze. (Berika) [Buradaki güzel yüz, bakması helal olan kimselerin yüzüdür. Yabancı kadınlara, kızlara bakmak, gözü zayıflatır ve kalbi karartır.]
Bedeni besler Şu üç şey, bedeni besler: 1- Güzel koku, 2- Yumuşak güzel elbise, 3- Bal yemek. (S. Ebediyye)
Kıymetli müminler Kıymetli müminler üç sınıftır: 1- Allah’a ve Resulullaha inanıp, mal ve canı ile Allah yolunda mücahede edenler, 2- Kendisinden, insanların, malı ve canı hususunda emin olunan kimseler, 3- Nefsinin tamah ettiği şeyi, Allah için terk edenler. (İ.Ahmed)
Şefaat edenler Şu üç sınıf şefaat eder: 1- Enbiya [nebiler], 2- Ulema [âlimler], 3- Şüheda [şehitler]. (İbni Mace)
Allah’ın himayesinde Şu üç kişi Allah’ın himayesindedir: 1- Camiye gitmek için yola çıkan, 2- Allah yolunda savaşa çıkan, 3- Hac için yola çıkan. (Ebu Nuaym)
Yüz çevir! Şu üç kimseden yüz çevirmek gerekir: 1- Açıktan günah işleyenden, 2- Zalim idareciden, 3- Bid’at ehlinden. (İ. Ebiddünya)
Cehennem yakmaz Şu üç kişiyi Cehennem ateşi yakmaz: 1- Kocasına itaat eden kadın, 2- Ana babasını itaat eden evlat, 3- Kocasını kıskanıp sabreden kadın. (Ebu-ş-şeyh)
Ancak münafık küçümser Şu üç kimsenin hakkını ancak münafık olan küçümser: 1- Saçını Müslüman olarak ağartanı, 2- İlim sahibi olanı, 3- Adil idareciyi. (Taberani)
Üç kişiye yer verilir: Şu üç kişiye yer verilir: 1- Yaşından dolayı ihtiyara, 2- İlminden dolayı âlime, 3- Sultanlığından dolayı âdil hükümdara. (Deylemi)
Rahmete kavuşanlar Allah rahmeti, şu üç kişiye yağar da yağar: 1- Namaz için saf tutana, 2- Gece yarısı namaz kılana, 3- Yalın kılıç, Allah yolunda savaşana. (İbni Mace)
Arşın gölgesinde Şu üç kimse, Kıyamette, Arşın gölgesinde gölgelenir: 1- Emin tüccar, 2- Adil idareci, 3- Hep namaz vakitlerini gözleyen. (Hakim, Deylemi)
Melekler istiğfar eder Üç kişi için melekler istiğfar eder: 1- İlim öğreten, 2- İlim öğrenen, 3- Cömert olan. (Ebu-ş-şeyh)
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/4/2008 - MAĞARADAKİ KUŞUN SIRRI
Resûlullah (s.a.v) ile Ebû Bekr (r.a) Mekke-i mükerremeden hicret ederken bir mağarada üç gün üç gece kaldılar. Ebû Bekr (r.a) o mağaranın tavanında bir kuş gördü ki, yerinden hareket etmeyip, birşey yemez ve su içmez.
Ebû Bekr (r.a) dedi ki, - Yâ Resûlallah! Bu kuşa ben hayrânım. Zîrâ, biz bu mağaraya geleliden beri, bu kuş yerinden hareket etmedi. Bir nesne yemedi. Allahü teâlâ, kelâm-ı kadîminde, (Allahü teâlânın rızk vermediği, yeryüzünde bir mahlûk yokdur.) buyurmuşdur.
Ebû Bekr-i Sıddîk, böyle düşünürken, o hâlde hazret-i Cebrâîl (a.s) nâzil olup, havâda muallak durup, dedi ki, - Yâ Muhammed! Hak sübhânehü ve teâlâ sana selâm eder. Ve buyurur ki, "Ebû Bekrin hâtırına geleni bilirim. O kuşa emr eyledim ki, Ebû Bekr ile konuşsun. Ebû Bekre söyle ki, o kuş ile söyleşsin"; dedi.
Resûl-i ekrem hazretleri, Ebû Bekre, hazret-i Cebrâîlin sözünü açıkladıkda, Ebû Bekr (r.a) sevinip, ileri vardı. Dedi ki, - Ey mubârek kuş! Allahü teâlâ hazretlerinin izni şerîfiyle, bana söyle ki, yiyeceğin ve içeceğin nedir.
O kuş ağlayıp, bir zemân kendinden geçip, yere düşdü. Sonra ayılıp, kalkdı. Tebessüm ederek dedi ki, - Yâ Ebâ Bekr! Bana bundan süâl etme! Bu bir sırdır. Hak sübhânehü ve teâlâ ile benim aramda olan sırrımı kimsenin bilmesini istemem.
Ebû Bekr (r.a) dedi: - Ey mubârek kuş! Eğer bana söylemeğe me'mûr oldun ise, söyle.
Kuş dedi. - Ma'lûmun olsun ki, hazret-i Âdem (a.s) yaratılmazdan iki bin yıl evvel, Hak sübhânehü ve teâlâ beni yaratdı. Yiyeceğimi ve içeceğimi iki kelime eyledi. Aç olduğum zemân birisini söylerim; tok olurum. Susuz olduğum zemân birini söylerim; kanarım.
Ebû Bekr (r.a) dedi ki: - O kelime nedir?
Kuş dedi,
_O kelimenin biri budur ki, aç olduğum zemân sana buğz edene la'net ederim; tok olurum. Susuz olduğum zemân, sana muhabbet edene, istigfâr ederim, kanarım. Hazret-i Resûl-i ekrem (s.a.v), bunu işitip, ağladı. Ümmetinden ba'zıları şakâvet edip, hazret-i Ebû Bekre buğz edeceklerine mahzûn oldu.
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/4/2008 - PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) ZİYARETİNİZE GELSE...

"Bir gün Peygamber ziyaretinize gelse, Yalnızca birkaç günlüğüne çalsa kapınızı,
Merak ediyorum neler yapacağınızı..." Bunu okuduğunuz anda, inancı sıkı veya gevşek nasıl biri olursanız olun hafiften sarsılıyorsunuz.
Gerçekten de ne yaparız Peygamber kapımızı çalıverse! Hele O'nu dilinden düşürmeyen ama bir yandan da hayatın harala gürelesi içine "düşen"ler nasıl bir telaşa kapılırlar acaba?
Ancak bu şiirimsi metni yazan aslında neler yapacağımızdan emin. Diyor ki... "Biliyorum Böylesine şerefli bir konuğa en güzel odanızı açacağınızı, Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını, Ve inandırmaya çalışacağınızı, Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı; Fakat söyleyin bana, Evinize doğru gelirken gördüğünüzde, O'nu hemen kapıda mı karşılayacaksınız?
Yoksa içeri almadan önce, aceleyle, Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp Yerine Kur'an'ı mı koyacaksınız? "
Diyor ki... "Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak mısınız? Ve bunun yerine ortalığa, Kitaplığınızın raflarında tozlanmış, Hadis kitapları mı çıkaracaksınız? Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz? Yoksa telaşla ne yapayım diyerek, Sağa sola mı koşturacaksınız?"
Diyor ki... "Tanıştırmaktan onur duyacak mısınız en yakın arkadaşınızı onunla? Yoksa hiç karşılaşmamalarını mı umardınız, Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle? Şimdi söyleyin açık yüreklilikle, Onun kalmasını ister misiniz sizinle? Sonsuza dek, hep birlikte... Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız, Ziyareti bitip gittiğinde?"
|
|
Yorum (20) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/3/2008 - DELİNİN VELİYE TAVSİYESİ...

Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor: -Ne yapıyorsun? Hizmetçi: -Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum. -Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin? -Hastalığını söyle. -Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum.. -Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum.. Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine: -Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi. Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak: -Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi. Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti: -Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi. Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri: -Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı. Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir.
|
|
Yorum (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
HAKKIMDA
Övebilmiş değilim sözlerimle Muhammed'i Lakin Muhammed ile sözlerim şereflendi..
KATEGORİLER
ANLAMLI YAZILARDINI HIKAYELERDUALARHADIS-I SERIFLERKENDIMDENNAMAZOZEL GUN VE GECELERPEYGAMBERIMIZ S-A-V

****************************
****************************
Get your own Chat Box! Go Large!
****************************
****************************
****************************

|